|
Sedef Hastalığı (Psoriazis) |
|
|
|
|
Cuma, 11 Temmuz 2008 15:24 |
Sedef, derinin yer yer kuruyup pullandığı bir deri hastalığı olup, deri hücrelerinin çok hızlı üremesini içerir. Birleşik Krallık’ta nüfusun yaklaşık %2’sini etkilemektedir. Her yaşta başlayabilmekle birlikte, en çok 11 ve 45 yaşlar arasında ve çoğu kez de ergenlik çağında gelişir. Çocukluk çağında egzama gibi diğer deri hastalıklarından çok daha az yaygın olsa da, ender olarak on yaşından önce de gelişebilir.
Normalde deri hücreleri 21-28 günde bir yenilenir. Bu süre sedef hastalığında yaklaşık 2-6 gündür. Normalde, ölü deri hücreleri sürekli olarak dökülür; ancak, sedef hastalığında, değişme sürecinin hızlanması nedeniyle, gerek ölü gerekse canlı hücreler deri yüzeyinde birikir. Bu çoğu kez, kolayca dökülen gümüşî tabaklarla kaplı kırmızı, pullu ve kabuklu beneklere yol açar. Vücudun herhangi bir kısmında meydana gelebilse de, en yaygın olarak dirseklerde, dizlerde, belde ve kafa derisinde görülür. Ayrıca, şiddetli kaşıntı ve yanmaya yol açabilir.
Hastalık bulaşıcı değildir. Çoğu kişilerde vücudun sadece küçük bir kısmı etkilenir. Hastalığın ağırlığı çok değişebilir. Semptomlar çoğu kez tedavisiz gelir ve geçer. Ancak, bazı insanlarda sedef hastalığının yoğun tıbbi bakım gerektiren ağır bir şekli vardır.
Semptomlar
Plak tipi psoriazis – Sedef hastalığı olanların yaklaşık %80’indeki sedef türüdür. Bu hastalıkta plaklar tipik olarak dirsekler, dizler, kafa derisi ve belde oluşsa da, derinin herhangi bir kısmında da bulunabilir. Kabarık kırmızı bir lekeye benzeyen her bir plağın üstünde pürtüklü bir his veren pullu beyaz bir yüzey vardır. Plaklar tek ya da birden fazla olarak ayrı ayrı seçilebilir ve büyüklükleri (birkaç mm ile birkaç cm arasında) değişir.
Tırnak psoriazisi – Plak tipi sedefi olan bir çok kişide bu görülür. Ancak, plak olmadan tek başına da oluşabilir. Tırnaklarda minik çukurlar oluşur ve bazen tırnağın tırnak yatağından ayrılmasına yol açar.
Erüptif (Guttate) psoriazis – Bu hastalıkta, vücudun birçok bölgesinde küçük (1 cm’in altında) damla şeklinde pullu lekeler görülür. Tipik olarak boğaz enfeksiyonundan (streptokok) sonra oluşur; çocuklar ve ergenlik çağındakiler bu hastalığa özellikle eğilimlidir. Döküntü genellikle (birkaç hafta ya da birkaç ay içinde) kaybolur. Ancak bazı çocuklarda plak tipi sedef gelişmeye devam eder. Plak tipi sedefin ne kadar süreceği belirsizdir. Diğerlerinde ise plak tipi sedef, yaşamın daha sonraki bir evresinde gelişir. Bademcik iltihabına eğilimli bazı çocuklarda her bir krizle birlikte Guttate psoriasis gelişebilir.
İnvers psoriazis: Bu hastalıkta, derinin katlandığı ya da buruştuğu yerler kuruyarak, büyük, pürüzsüz, kırmızı lekeler oluşur. En yaygın olduğu yerler koltuk altları,kasık, kalça arası ve göğüslerin altıdır. Bu bölgelerde sürtünme ve terleme olduğu için, özellikle sıcak havalarda kaşıntılı ve çok rahatsız edici olabilir.
Psoriatik eritroderma: Bu hastalıkta vücudun tümü periyodik olarak kırmızı, iltihaplı ve pullu hale dönüşür. Çok ender bir hastalık olup, vücudun sıcaklık ve sıvı dengesini ciddi şekilde tehlikeye sokar.
Püstüler psoriazis ender görülen bir hastalıktır: Birkaç farklı tür püstüler psoriazis vardır. Bu hastalıkta, içi cerahat dolu kırmızı kabarcıklar (püstüller) ya vücudun her tarafında (von Zumbusch püstüler psoriazis) ya da lokalize olarak, özellikle avuç içlerinde ayakların altında (palmaplanter püstüler psoriazis) veya el ve ayak parmaklarında (akropüstüloz) görülür. von Zumbusch püstüler psoriazis çok hızlı gelişir. Önce deri kırmızılaşır ve hassaslaşır. Ardından püstüller gelişir. Cerahat akyuvarlardan oluşur ve enfeksiyon içermez. Bulaşıcı değildir. Ayrıca ateş, titreme, kas zayıflığı ve kırıklığa yol açabilir. Püstüller birkaç gün içinde kuruyarak soyulur ve ardında parlak ve pürüzsüz bir cilt bırakır. Daha sonra püstüller birkaç gün ya da birkaç hafta içinde tekrar ortaya çıkar.
Palmaplanter püstüler psoriazis’te, avuç içlerinin ve ayak altlarının etli alanlarına saçılmış kırmızı plaklar ve büyük püstüller gelişir. Püstüller yavaş yavaş yuvarlak, kahverengi, pullu lekelere dönüşür ve daha sonra soyulur. Püstüller aylar ya da yıllar sonra tekrar baş gösterir. Akropüstüloz’da, püstüller önce gelişir sonra patlayarak ardında parlak kırmızı alanlar bırakır. Bunlar sızıntı yapabilir ve el ve ayak parmaklarında pullanabilir. Bunlar, tırnaklarda ağrı veren biçim bozukluklarına yol açabilir.
Tipik olarak, insanlarda her seferinde sedefin tek bir türü görülse de, bazen iki farklı tür birlikte görülebilir. Bir tür başka bir türe dönüşebilir ya da bir tür daha ağrılaşabilir.
Nedenler
Sedef hastalığının nedeni bilinmemektedir. Genetik bir bağlantı ve irsî bir eğilim vardır. Birinci dereceden bir akrabasında sedef hastalığı olan insanların yaklaşık %30’unda bu hastalık gelişmektedir. Ancak, genetik eğilimin aşağıdakilere benzer tetiklere ihtiyacı olduğu sanılmaktadır:
• Enfeksiyon- Streptokok boğaz enfeksiyonunun genellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde guttate psoriazisi tetiklediği görülmektedir; HIV enfeksiyonu, sedef hastalığının tekrar baş göstermesine ya da ilk defa ortaya çıkmasına yol açabilir. • Belirli ilaçlar/maddeler bazı insanlarda semptomları tetikleyebilir ya da kötüleştirebilir. Bunlar arasında aşağıdakiler sayılabilir: alkol, sigara, lityum, beta blokerler (örn., atenolol), non-steroid antienflamatuar ilaçlar (örn., ibuprofen), sıtma ilaçları (örn., chloroquine) ve ACE inhibitörler (örn., ramipril). • Psikolojik etkenler: Stresin bazı insanlarda sedef hastalığının tekrarını tetiklediği görülmüştür. • Deri travması: Deri yaralanırsa sedef hastalığı gelişebilir. Buna Köbner fenomeni denir. Bir ameliyat yarasında ya da bir çizikte görülebilir. Suçiçeği lekelerinde de görülebilir. Güneş yanığı da hastalığın tekrarını tetikleyebilir.
Teşhis
Sedef hastalığı için kan testi yoktur. Doktor teşhisi genellikle, etkilenen derinin görünümüne bakarak yapar. Ender olarak, deri kırıntılarından örnekler ya da deriden alınan küçük bir örnek, mikroskop altında incelenmek üzere laboratuara gönderilir.
Doktorunuz psoriatik artrit’iniz (bkz. Komplikasyonlar) olduğundan şüphelenirse, sizi artrit konusunda uzman olan bir romatoloğa göndermelidir. Başka hastalık olasılıklarını göz önüne almak için kan testleri yapılabilir ya da etkilenen eklemlerin röntgenleri çekilebilir. Ters sedef hastalığı (inverse psoriasis), kandida mantarı ile; kafa derisi sedef hastalığı, seboreik dermatit (konak) ile ve tırnakları etkileyen sedef ise mantar infeksiyonu ile karıştırılabilir. Bu hastalıklar aynı anda mevcut olabileceğinden, tedavileri de karmaşık olabilir.
Tedavi
Sedef hastalığının bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak, tedavi genellikle etkilidir ve sedefin lekelerini temizleyerek ya da azaltarak hastalığı kontrol altına alır. Sedef hastalığı olan çoğu kişinin tedavisi doktorları (GP) tarafından yapılabilir. Semptomlar özellikle ağır ise ya da yapılan tedaviye yanıt vermiyorsa doktorunuz sizi bir dermatoloğa (deri uzmanına) ve onun hastane ekibine gönderebilir.
Sedef hastalığı gelir ve gider. Dolayısıyla ne zaman tekrarlayacağını tahmin etmek zor olup, tekrarlanması da topikal tedavilerle önlenemez. Birçok müstahzarlar ve tedavi kombinasyonları vardır. Tedaviniz, sedef hastalığınızın türüne ve ağırlığına, ve kafa derisinde mi yoksa vücudun diğer taraflarında mı olduğuna bağlı olacaktır. Plakların temizlenmesi genellikle birkaç hafta sürer. Bazı tedavilerin etki göstermesi diğerlerinden daha fazla sürer.
Kendi kendinize bakım Reçetesiz satın alabileceğiniz birkaç katranlı şampuan ve yumuşatıcı müstahzar vardır. Bazı müstahzarlar fıstık (arachis) yağı içerdiğinden, fıstığa alerjiniz varsa eczacınıza söyleyin.
Yumuşatıcılar, deriyi nemlendirip yatıştırır ve sedef plaklarını yumuşatır. Hafif sedef hastalığında gereken tek şey bir yumuşatıcı uygulanması olabilir. Deriyi nemli ve esnek tutmak için, yumuşatıcıları diğer tedavilere ek olarak da kullanabilirsiniz. Vücudunuzun her tarafındaki derinin bakımı için yumuşatıcıları düzenli olarak kullanın. Daha fazla bilgi için, yumuşatıcılar hakkındaki genel kısma başvurun.
Topikal steroidler tek başlarına ya da daha etkili sonuçlar elde etmek için diğer tedavilerle dönüşümlü olarak kullanılabilir. Derinin katlandığı yerler (göğüslerin altı, dizlerin/dirseklerin arkası) ve yüz, hafif bir steroid (örn., %1 hidrokortizon) ile tedavi edilir. Kafa derisi, el ve ayakların tedavisi daha zor olduğundan, buralardaki kalın lekeler kuvvetli (örn., betametazon valerat) ya da çok kuvvetli (örn., klobetasol propiyonat) steroid ile tedavi edilebilir. Derinin katlandığı yerlerdeki daha ağır sedef vakalarında bazen bir antibiyotik ve antifungal ilaç ile kombinasyon halinde orta derecede kuvvetli bir steroid kullanılır. Bunun nedeni, sedefli derinin ve bunun etrafındaki derinin çatlayarak enfeksiyona kolay hedef olabilmesidir. Tedavi edilecek farklı alanlar için losyon, jel, krem ve merhem gibi çeşitli müstahzarlar vardır. Daha fazla bilgi için, topikal steroidler hakkındaki genel kısma başvurun.
Kalsipotriol ve takalsitol, D vitamini analogları (kimyasal olarak A vitaminine benzer) olarak bilinen bir ilaç grubuna aittir. Kalsipotriol, plak psoriazisin tedavisi için krem ya da merhem olarak, kafa derisi psoriazisin tedavisi için ise losyon olarak bulunabilir. Ayrıca, kuvvetli bir topikal steroid olan betametazon ile kombinasyon halinde de bulunur. Takalsitol, plak psoriazisin tedavisinde kullanılmak üzere merhem olarak bulunur. Kalsitriol, D vitamininin bir şekli olup, hafif ila orta şiddetli plak psoriazis tedavisinde merhem olarak kullanılabilir. Bunlar etkili tedaviler olup, genellikle iyi tolere edilirler. Ancak, bazen tahrişe yol açarlar. Bu müstahzarlar koku ya da leke yapmaz. Bazı kişiler, birkaç haftadan sonra tedavinin eskisi kadar etkili olmadığını görebilirler. Bu nedenle, birkaç haftada bir başka bir tedaviye geçmek faydalı olabilir.
Ditranol, etkili bir tedavidir. Bu ilaç bazen salisilik asit, kömür katranı ya da UV ışınları (özellikle UVB) gibi hastane tedavileri ile kombinasyon halinde kullanılır. Ditranol tahriş edici olduğundan, sadece sedef hastalığı ile etkilenmiş alanlar üzerinde kullanılır. Çevredeki normal deriyi sarı veya beyaz yumuşak parafin ile koruyabilirsiniz. Deriyi tahriş etmemek için, ditranol tedavisine normal olarak en düşük kuvvetle başlanır ve gerekirse yavaş yavaş yükseltilir. Tedavi tahriş ederse direnmeye çalışmayın; sedef hastalığını daha da kötüleştirebilir. Kullanılan müstahzarın türü ve kuvvetine bağlı olarak, ditranol gece boyunca deri üzerinde bırakılabilir ya da on dakika içinde yıkanabilir. Ditranol; deri, saç, kumaş, plastik ve emaye cisimler üzerinde leke bırakır. Derideki lekeler, tedavi rejimi sona erdikten sonra kaybolur ama birkaç hafta ya da birkaç ay sürebilir.
Kömür katranı, enflamasyonu azaltmaya ve ayrıca sedefli lekeler üzerinden soyulan pulları gidermeye yardım eder. Kömür katranının normal deri ile temas etmesine izin verilebilir ya da üzerine uygulanabilir. Bazı katranlı ürünler yüz üzerinde ve derinin katlandığı yerlerde (dirseklerin/dizlerin arkasında ve incik üzerinde) kullanılabilir. Katran banyosu ve katranlı şampuan da faydalı olabilir. Kalın sedef lekelerinin tedavisi için daha kuvvetli kömür katranı gerekebilir. Kömür katranı içeren müstahzarların dezavantajları arasında deriyi tahriş etmenin yanı sıra giysilerde, yatak çarşaflarında ve yastıklarda leke bırakmaları sayılabilir. Kafa deriniz için kömür katranı içeren bir müstahzarı gece boyunca kullanmanız gerekiyorsa, ilacın nüfuz etmesini sağlamak ve yastığınızı korumak için bir duş bonesi kullanın.
Tazaroten bir retinoid’dir (kimyasal yönden A vitaminine benzeyen bir madde). Merhem olarak bulunur ve etkili bir tedavidir. Kokusuzdur ve leke yapmaz. Normal deri üzerinde değil, sadece sedef hastalığı ile etkilenmiş alanlar üzerinde kullanılır ve deriyi tahriş edebilir. Çevredeki normal deriyi sarı veya beyaz yumuşak parafin ile koruyabilirsiniz.
Diğer topikal tedaviler Salisilik asit, bir keratolitik ajan olarak bilinir. Yani, bu ilaç sedef plaklarının pullu tabakalarını yumuşatır ve dökülmelerini kolaylaştırır. Çoğu kez kömür katranı ve/veya ditranol gibi diğer ilaçlarla merhem halinde ve kafa derisi uygulamalarında birleştirilir. Hindistan cevizi yağı, sedef plaklarını yumuşatmak için faydalıdır. Salisilik asit ve kömür katranı ile kombinasyon halinde kafa derisi psoriazisi tedavisinde kullanılır.
Hastane tedavileri
Sedef hastalığınız ağır ya da tedaviye dirençli ise bir dermatoloğa gönderilmeniz gerekebilir. Daha önce kullandığınız müstahzarlar, çeşitli pansumanlar ya da alternatif uygulama yöntemleri ve kombinasyonlarıyla farklı kuvvetlerde uygulanabilir. Bu tedaviler ayrıca sistemik tedaviler (ağızdan alınan), fototerapi (ışık tedavisi) ya da fotokemoterapi (ışık tedavisi artı psoralen adlı bir ilaç) ile kombinasyon halinde de kullanılabilir. Hastalığınızın ağırlığına ya da kullanılacak tedaviye bağlı olarak, tedaviniz ayakta yapılabilir ya da hastanede yatmanız gerekebilir.
Tamamlayıcı tedaviler Aromaterapi (örn., anjelika, bergamot ve gerçek lavanta), akupunktur, balık yağları, çinko ve aloe vera, sedef hastalığının tedavisinde kullanılmıştır. Bu tedavilerin nasıl çalıştığı ya da ne kadar güvenli veya etkili olduğu hakkında pek az kanıt vardır. Bazı bitkiler ve müstahzarlar, dikkatli kullanılmadıkları ya da meşru kaynaklardan elde edilmedikleri takdirde zararlı olabilecek maddeler içerir.
Güneş
Derinizi güneşe maruz bırakmanızın hastalığınıza faydalı olduğunu görebilirsiniz. Güneş faydalı olsa dahi, daima yüksek faktörlü bir güneş koruyucu kullanmalısınız. Sedef hastalığı için bu tedavileri kullanmadan önce doktorunuzla ya da eczacınızla görüşmeniz önerilir.
Komplikasyonlar
Sedef hastalıklı insanların %10 ila %20’sinde, eklemlerde ve bağ dokularında hassaslığa, ağrıya ve şişmeye ve bunlarla bağlantılı olarak sertliğe yol açan psoriatik artrit gelişir. Yaygın olarak el ve ayak parmaklarının uçlarını etkiler. Bazı insanlarda bel, boyun ve dizler etkilenir. Psoriatik artrit, etkilenenlerin yaklaşık %80’inde sedef hastalığının başlamasından sonra gelişirse de, yaklaşık %20’sinde artrit sedeften önce gelişir.
|
|